Bina ve Zemin Su Yalıtımı

Temeller, yapıların taşıyıcı sistem elemanlarından aktarılan sabit ve hareketli yükleri Zemin Su Yalıtımı aktaran bir yapı bileşenidir. Deprem dayanımında yapı-zemin ilişkisinde en etkin elemanlardan biri Bina Su Yalıtımı olmadığı kesindir. Etkileşim ve denge konumunda kendisinden beklenen görevi yerine getirebilmesi için mühendislerin ve de yer bilimcilerin koordine bir çalışma içinde olması Zemin Su Yalıtımı na uygun olup olmadığını tespitinin yapılması için gerekli kararların verilmesi. Bu çalışma; yapı için yer seçiminden başlayarak, planlama, detaylandırma, malzeme seçimini de içeren bir süreci kapsar.

Zemin Su Yalıtımında zemin türlerini oluşturan tabakalar çok farklı oldukları gibi bir yapının yer alacağı bölümdeki zemin kesitinde de farklılıklar oluşabilir. Bina Su Yalıtımında Temel zeminini çok iyi tanımak ve uygun yapı temel sistemini seçmek için özellikle taşıyıcıların oturacağı önemli alanlardan sondaj yapmak gereklidir.

Yapı zemininin zayıflığı, yer altı su seviyesinin yağışlara göre seviyeyi yükselmesinden kaynaklı ve Yer Altı Su Kaynaklarının Giderilmesi için oluşması, Zemin Su Yalıtımının arazi eğimi, katmanların geçirimsizliği ve kesitteki yerlerine göre durumu ile ilişkili olarak birikimleri veya direkt su ile temas eden yapılar da basınçlı su etkisi göz önüne alınması gereken önemli tasarım ve uygulama kriterleridir.

Dolaysıyla yapı temelinin bohçalama yoluyla Bina Su Yalıtımının yapılması kaçınılmazdır. Bu konu uygulama örnekleriyle ele alınıp fotoğraflarla açıklanacaktır.

Betonarme bir yapı da  Temel Su Yalıtımının yapılabilmesi için suya karşı önlem alınmadan, içinde bulunduğu ortamla ilgili taşıdığı risk faktörleri belirlenecek olan bu çalışmada, Bina Su Yalıtımı tam olarak belirleyen beton ve korozyon açısından yapı içinde çeliğin korozyona uğramaması için uygulanması zorunlu esaslar irdelenecektir. Beton yapı malzemesinin ve yapı çeliklerinin bazı ortamlarda Temel Su Yalıtımı etkisinden yapı hasarlarına neden olabilecek yapı elemanlarına ait sorunlarına değinilecektir.

Yapı temeline gelebilecek su etkisini kaynağından kesmek her zaman çözülebilecek bir sorun değildir. Önemli olan kalıcı çözümlerle önce yer üstü ve yer altı suyu yapıdan uzaklaştıracak bir sistemle drene etmek, drenaj sisteminin çevrelediği yapı Temel Su Yalıtımına karşı, doğru detay ve iyi bir uygulamayla yalıtmaktadır. Bu şekilde hem yapı fiziği açısından konfor şartlan sağlanmış ortamlar yaratmak hem de taşıyıcılığın suyun malzemeyle etkileşiminden doğacak zararlı etkilerine baştan önlem alınmış olur. Çünkü yapı inşaatı bittikten sonra Temel Su Yalıtımına karşı alınabilecek önlemler yetersiz ve sağlıksızdır. Kullanım, bakım ve onarım konusu da, ilk yapım şartlarının olumlu etkileriyle, yapı ömrünü uzatacak etkenlerden biridir.

Deprem- Zemin Su Yalıtımını yapı ilişkisinde üst yapıya olan etkilerini, belirgin bir şekilde ortaya koyan bu yapı elemanı önemini açıkça ifade eder. Kaliteli yapı üretimi konusunda tasarım, yapım ve kullanım bilincine sahip olmak sağlıklı yapı oluşturmanın ilk adımıdır.

Temel yapı ile zemin ilişkisini sağlayan en önemli elemandır. Yer aldığı zemin tabakalarının özellikleri ile yükünü taşıyarak aktardığı yapı ve yapım sistemi özelliklerinin, mimari ve mühendislik hesaplarının optimizasyonunu sağlayan en önemli yapı elemanıdır. Zemin tabakaları; katmanların kalınlık, özellik ve yer altı su seviyesi gibi özellikler açısından çok farklı oluşumlardır. Bu özellikler, yapıların deprem davranışlarını doğrudan etkilediği gibi, temel tipi seçimi ve uygulamaları, etkiler. Depreme dayanıklı yapı tasarımında yer seçiminden başlayarak, güvenli ekonomik ve uzun ömürlü kullanılabilir yapı tasarım ve uygulama sürecini içerir. Yaşanılan ve bedeli sosyal ve ekonomik boyutuyla ağır şartlarla ödenen son depremlerden edinilen deneyim, yazıda açıklanacak anahtar kelimelerin önem ve anlamını arttırmıştır. Planlama sürecinde karar verme aşamasından başlamak üzere, yapının sahip olacağı tüm özellikler bilinerek, yer alacağı zemin ile temel ilişkisi kurulmalıdır. Zemin özellikleriyle; yapının planlama, gabari, taşıyıcı sistem, yapım sistemi ve malzeme kullanımının birlikte düşünülerek ele alındığı bir süreç anlayışında, seçilen temel tipide mimariye ve mühendislik hesaplarına uygun ve yapının deprem dayanımında olumlu etkileşim gösterebilecek bir yapı elemanı olacaktır.

Yapı -temel -zemin ilişkisi ancak, mimar- mühendis - yer bilimci ilişkisi ile sağlanabilir. Bu da planlama kararlarının başında gerçekleşmesi gereken meslekler arası koordinasyon ile sağlanabilir.

Bölgelerdeki Örnek Çalışmalarımız